26 Eylül 2017

Yeni Şafak

Yayın organı: 
Gazete
Yayınlama Tarihi: 
Pazartesi, 12 Ocak, 2004

Hayata dört elle sarıldılar
Böbrek yetmezliği olan çocuk ve gençler, Çocuk Böbrek Vakfı yardımıyla, hastalıklarını unutuyor. Becerilerini geliştirdikleri hastalar el emeği göz nuru yaptıkları eşyaları satarak, vakfa maddi destek sağlıyor.
Böbrek yetmezliği olan ve bu yüzden büyüyemeyen çocuk ve gençlere destek vermek amacıyla kurulan Çocuk Böbrek Vakfı, onlara el becerileri kazandırıp, hayata bağlıyor. Biçki-dikiş-nakış yapan, kıyafetler dikip resimler yapan, takılar tasarlayan böbrek hastası genç ve çocuklar, böylelikle hastalıklarını da unutuyorlar. Ayrıca vakıf, bu eserleri, kermesler düzenleyerek satıyor ve parası da eserleri ortaya çıkaran hastalar için kullanılıyor. Hastalıklarını el becerileri kazanarak unutmaya çalışan böbrek hastası gençlerin hayalleri ise mücadeleleri gibi büyük değil. Sürekli diyaliz makineleriyle yaşamak zorunda olan ve hastalıklarından dolayı okula bile gidememiş bu gençlerin küçük küçük hayalleri var. Yaşıtları ileride yapacakları mesleklerle ve nasıl yaşayacaklarıyla ilgili hayaller kurarken, onlar herhangi bir yerde iş bulabilmeyi ve dışarıdan okullarını bitirebilmeyi istiyorlar.

'Hayalim liseyi dışarıdan bitirmek'

Meral Özden 19 yaşında ve bebekliğinden beri böbrek yetmezliğinden çekiyor. 3 sene önce bir arkadaşı vasıtasıyla geldiği vakıfta 3 aydır da dikiş-nakış yapıyor. Özden, Singer'in vakfa hediye ettiği dikiş makineleriyle, tüm duygularını ilmik ilmik işliyor kumaşa ve böylelikle hastalığını unutuyor. İlkokul dördüncü sınıftan itibaren hastalığı yüzünden okuyamamış olan Özden, "En büyük hayalim ilk, orta ve liseyi dışarıdan bitirebilmek" diyor. SSK'dan aldığı ve her gün ölene kadar kullanmak zorunda olduğu ilacını bir aydır bulamadığını anlatan Özden, "Sigorta'ya ilaç bir süredir gelmiyormuş. Ne yapacağımızı şaşırdık" diye yakınıyor.

'Yaşamayan bilmez'

Filiz Senmen 24 yaşında ve 3 senedir vakfa gidip geliyor. Daha önceden eczanede çıraklık ve sekreterlik yaptığını söyleyen Senmen, iş bulamamaktan yakınıyor. "Elimiz kolumuz bağlı. Bize iş vermiyorlar" diyen Senmen, iki kez böbrek nakli olduğu halde ikisi de vücuduyla uyum göstermemiş. "Vakfa gelmeye başladığımdan beri, psikolojik olarak çok rahatım. Eskiden çok sıkıntıdaydım" diyen Senmen, "İnsan evde kalınca hastalık hastası oluyor. Burada hastalığımı unutuyorum" diye konuşuyor.

Vakfı ziyaret eden "Çocuklar Duymasın" dizisinin sevilen oyuncusu Pınar Altuğ, çocuk ve gençlerin kendisi için yaptığı el emeği göz nuru hediyeleri kabul etti ve onlara moral verdi. Çocuklara, "Sizin yaşıtlarınızdan fazlanız var, eksiğiniz yok" diyen Altuğ, "Çünkü siz zor şartlarla mücadele ediyorsunuz" diye seslendi.

'Uyarsa babamın böbreğini takacaklar'

Muharrem Keleş, 15 yaşında ve 9 yıldır böbrek hastası. Hayalleri ise, gözleri kadar masum. "Eğer uyarsa babamın böbreğini takacaklar bana" diye umutla konuşan Keleş, en büyük hayalinin ise, büyümek, evlenmek, iş bulmak, mutlu ve huzurlu olmak olduğunu söylüyor. Hastalığından dolayı diğer arkadaşları gibi boyu uzamamış olan Keleş, "Babam memur. Bu yüzden Emekli Sandığı tüm ilaç masraflarımı karşılıyor" diyor. "Ama bilgisayar alamıyoruz eve" diye üzülen Keleş, vakıfta birbirinden güzel bileklikler ve peçetelikler yapıyor.